Dua

Dua; Allah’a yönelmek sureti ile kisinin acziyetini yaratıcısına yalvararak itiraf etmesidir. Allah-u zü’l-Celâl şöyle buyurmaktadır; “(Resulüm) De ki: “Rabbim size duanız olmasa ne kıymet verir?”(1)

Allah’a çok yalvarmak ona yakın olmanın bir alametidir. Nitekim peygamberler hayatları boyunca Allah’a en çok dua eden kimselerdir. Dua mü’minin silahıdır, kılıcıdır, kurtulus kapısıdır, mü’min kalbi, dili ve ameli ile dua etmelidir. Allah-u zü’l- Celâl “Dualar edin duanıza isticab eylerim.”(2) buyurmaktadır. 

Dualar makbuldür. Allah-u zü’l-Celâl şöyle buyurmaktadır: “Şayet kullarım, sana benden sordularsa, gerçekten ben çok yakınımdır. Bana dua edince, duacının duasını kabul ederim. O halde onlar da benim davetime koşsunlar ve bana hakkıyla iman etsinler ki, dogru yola gidebilsinler.”(3) Hakk dostları çok dua eder. Bu dua evliyaların, Abdülkadir Geylânî hazretlerinin duaları ile birleserek Allah’a yükselir. Evliyaların duası makbuldür. Nitekim şu misalde buna güzel bir örnek vardır. 

Maruf-u Kerhî hazretleri Sırr-ı Sakatî hazretlerinin bir yetime yaptıgı iyilikten dolayı ona hayır dua ediyor. Bir gün Sırr-ı Sakatî hazretlerinin de dükkânının bulundugu çarsıda yangın çıkıyor. Sırr-ı Sakatî hazretlerinin dükkânı hariç çarsıdaki bütün dükkânlar yanıyor. Sırr-ı Sakatî’nin dükkânı Maruf-i Kerhi’nin duası hürmetine yanmıyor. 

Allah’a dua etmek kullar için bir görevdir. Dualarımız gerek simdi kabul edilsin, gerekse belli bir zamana tehir edilsin yahut da bizlerin iyiligi için kabul edilmesin bizim vazifemiz Allah-u zü’l-Celâl’e dua etmektir. 

Allah’a yalvarmayan lisanı Allah sevmez. Bir kimse ne kadar günahkâr olursa olsun Allah’a yalvarırsa Allah (c.c.) onu sever ve onu hidayet yoluna sevk eder. 

Allah-u zü’l-Celâl söyle buyurmaktadır; “Bizim yolumuzda gayret edenleri, elbette kendi yollarımıza eriştirecegiz. Hiç şüphe yok ki Allah iyi davrananlarla beraberdir.”(4)  

(1) Furkân Sûresi, Ayet 77.
(2) Mü’min Sûresi, Ayet 60.
(3) Bakar Sûresi, Ayet 186.
(4) Ankebût Sûresi, Ayet 69.

Kommentare sind geschlossen.