Şeyh Seyyid Muhammed Efendi Hz.

Şeyh Seyyid Muhammed Ustaoğlu Efendi (H.1348) M.1928 yılında Kayseri’nin Kızılören kasabasında dünyaya geldi. Babası Kadiri Tarikatının Muhammediye Kolu ve Nakşi Tarikatının Halidi kolunun mürşidliğini yapan Seyyid Osman (k.s.) Efendidir.

efendiBabaHz

Seyyid Muhammed Efendi beş yaşında babası yanında ilim tahsiline başladı. Ondan tefsir, hadis, fıkıh, kelam ve tasavvuf dersleri aldı. Bu arada Kayseri şehrinde bulunan büyük ulemaların yanlarında çok zor şartlar altında ilim tahsil etti. Daha sonra Ankara ve İstanbul’a giderek dönemin önde gelen alimlerinin derslerine devam etti.                     Evlad-ı resul olan ve medrese usulü ders gören Seyyid Muhammed (k.s.) Efendi Çorakçızade Hacı Hüseyin (k.s.) Efendi`den eperye, sarf, aruz, kessaf, müntakayi, kelam; Ömer Nasuhu Bilmen`den kelam ve felsefe; Hacı Yusuf Eken`den ilm-i meani, Camii Kebir imamı Ahmet Efendi’den de farsça dersleri aldı.

Yurdun birçok yöresinde imanlık ve vaizlik görevlerinde bulundu. Birçok alimin ve tasavvuf ehli kimsenin sohbet halkalarına katıldı. Barla’da Said Nursi hazretlerinin altı ay kadar sohbetlerine devam etti. Vaazlarında sisteme muhalefet ettiği gerekçesiyle 1968 yılında 163. maddeden dava açılıp, Kayseri 1. Ağır ceza Mahkemesinde 24 yıl ceza istemiyle yargılandı. Av. Bekir Berk’in yaptığı savunma ile beraat etti.Seyyid Muhammed Efendi, talebelik yıllarında İslami tedrisin yasak olması nedeni ile saklılık içerisinde alimlerin meclislerine gelebiliyordu. Başta Hunad ve Cami-i Kebir olmak üzere ilim tahisilinde bulundukları camilerin en üçra ve saklı odalarında sayıları on beşi geçmeyen bazen de birkaç öğrenciye kadar inen kimseler ile ders işleyebiliyordu. Yaz dönemi bağ evlerine gidiyor hocaları ile birlikte dağ kovuklarında ilim meclislerine katılıyordu. Bu ilim meclislerinin maişeti, içlerinde Seyyid Muhammed Efendi’nin de bulunduğu birkaç öğrencinin çeşitli köylerde yapmış oldukları vaazlar sayesinde karşılanıyordu.
Uzun yıllar ilim tahsiline devam eden Seyyid Muhammed Efendi dedelerinden gelen Kadiri, babasından intikal eden Halidî-Nakşi, Çorakçızade Hacı Hüseyin Efendi’den el hayrını aldığı Ebheri ve Said Nursi’den aldığı Mevlevi kollarının müşidliğinde bulunmaktadır.  Seyyid Muhammed Efendi Hazretlerinin Tevazu ve alçak gönüllülüğünün tarifini yapmak mümkün değildir. İnsanlar arasında ayırım yapmamalarına rağmen ilim sahiplerine, hafızlara, fakirlere ve edepli insanlara daha fazla zaman ayırırlar.

Yanında sükut ve edep sahibi kişilerin ayrı bir önemi vardır. Kimseye kızmaz ve kimseden incinmezler. Nur suresinde (37. Ayet) buyurulduğu gibi: “Onlar ne ticaretin ne de alış verişin Allah´ı zikirden alıkoymadığı kişilerdir.”Davete mutlaka icabet ederler, gelenlere iadei ziyarette bulunduğu gibi gelmeyene de giderler. Gerek müridlerinden, gerekse müridi olmayanlardan misafiri hiç eksik olmaz. Kimse ile münakaşaya girmez, sevenlerini üzüntüye garketmez, tam tersine kurtuluşu müjdelerler. İslamın bütün şartlarına uyduğu gibi, tebliğ emri ilahisine de mümkün olduğu kadar uyarlar. Müridlerine, her zaman Allah´ü Tealayı zikretmenin üstünlüğünün tebliğ edilmesini tavsiye eder. Allah´ü Taala himmet ve dualarını üzerimizden eksik etmesin.(Amin)

Elhamdülillah bizim yolumuz Peygamberimiz (s.a.v.) Efendimizin irşad ettiği, Nakşi Bendi (k.s.) hazretlerinin, Ahmet Rufai (k.s.) hazretlerinin feyz aldığı ve onları irşad eden Seyyid Abdulkadir Geylani (k.s.) hazretlerinin yoludur ve yine Peygamberimiz (s.a.v.) Efendimizin torunlarından Zamanın kutbu, asrın müceddidi ve Kadiri Tarikatının Mürşidi Seyyid Muhammed (k.s.) efendinin yoludur.

Bookmark the permalink.

Comments are closed.