Tarîkat nedir?

Tasavvuf Peygamber (s.a.v.) Efendimizin zahirî ve bâtinî güzelliklerinden ümmetine kalan mirastır.

Allahrasulü (s.a.v.) şöyle buyuruyor:

“Peygamberler ne dinar ne de dirhem miras bırakırlar fakat onların mirası ilimdir.” (1)

“Âlimler peygamberlerin varisçileridirler.” (2)

“Bir babanın çocuğuna bırakacağı en güzel miras güzel ahlaktır.” (3)

Tasavvuf diğer Islam ilimlerinde oldugu gibi önce sistematik bir hale gelmis sonra ise kurumsallaşştır. Tarîkatlar tasavvufun kurumsallaşarak sistematik bir şekilde toplumla ilişkiye girmesidir. Tarîkatlar; insanların, göründüğünde Allah’ı hatırlatan, yaşantısıyla peygamberin yolunu sürdüren bir Müşid-i Kâmil etrafına birleşerek hayatlarını şekillendirme çabasıdır. Tarîkatların ilk ortaya çıkışı tâbiûn ve tebe-i tâbiûn devrine rastlar. Bu devirden sonra tasavvuf, tarîkatlar aracılığı ile daha belirgin şekiller ve davranışlar bütün haline gelmiştir. Tarîkatlar ortaya çıktıkları günden itibaren Islam coğrafyasında hızla yayılmışlar, ılımlı ve sevgiyi öne çıkaran anlayışı nedeniyle de Islam’ın yayılmasında önemli görevler üstlenmişlerdir. Islam toplumlarınca büyük bir hüsn-ü kabul ile karşılanan belli başlı tarîkatlar sunlardır:

Kâdiriyye, Mevleviyye, Naksibendiyye, Ebheriyye, Rufâiyye, Tayfuriyye, Şâzeliyye, Sühreverdiyye, Sa’diyye, Melâmiyye Medyeniyye, Halvetiyye, Şemsiyye, Cemâliyye, Ahmediyye, Rûseniyye, Edhemiyye, Desûkiyye, Çistiyye, Cüneydiyye, Celvetiyye, Bayramiyye, Bedeviyye…vd.

Kâdirîyye Tarîkatı

Peygamberimiz (s.a.v) Efendimizden sonra Hz. Ali (k.v.) vasıtasıyla üç koldan Abdülkadir Geylânî (k.s.a.) Hazretlerine intikal ederek onda karar kılan tasavvufî anlayış ve ilm-i ledün yolu Abdülkadir Geylânî’den sonra
“Kâdirîyye Tarîkatı” olarak isimlendirilmiştir.

(1) Ebu Dâvud, Ilm 1; Tirmizî, Ilm 19; Ibn-i Mâce (H. No. 227); Dârimî

(H. No. 348); Müsned-i Imâm Ahmed (H. No. 21336)

(2) Buharî, ilim, 10; Ebû Davud, Ilim, 3

(3) Tirmizî, IV, 337

Kommentare sind geschlossen.